Seçim haftasında Borsa İstanbul’da hareketlilik beklentilerimize paralel olarak oldukça yüksek seyrediyor. Anketlerin ortaya koyduğu tablonun yanı sıra cumhurbaşkanı adaylarından Muharrem İnce’nin seçimden çekildiğini açıklaması ilk turda seçimin sonuçlanacağına ve belirsizliğin ortadan kalkacağına yönelik güçlü bir algı yaratmış durumda. Bu kapsamda yurt içi piyasalar seçim öncesindeki son işlem gününe son derece iyimser bir zeminde giriyor. Gelecek haftaki fiyatlamalarda ise cumhurbaşkanlığı seçiminde piyasa beklentisine paralel olarak ilk turda sonuç alınıp alınmadığı, ikinci tura kalınacaksa adaylar arasındaki oy farkının boyutu ve mecliste sandalye dağılımının nasıl şekilleneceği gibi birden fazla konu başlığının belirleyici olacağını düşünüyoruz.
Türkiye’nin 5 yıl vadeli CDS primi seçim öncesinde piyasalarda yaşanan iyimserliğe paralel olarak gün içinde 40 baz puanın üzerinde geri çekildi. Bu geri çekilme Kasım 2022’den bu yana gördüğümüz en sert günlük geri çekilme olması bakımından oldukça dikkat çekiciydi. Böylece yılın başından bu yana ilk kez CDS primi 500 baz puanın altına indi. Bunun TL’ye anlamlı bir yansıması ise olmadı. Bu kapsamda kurun serbest piyasada 21 TL’nin üzerini test ettiğini gördük. Makroekonomik veri tarafında ise dün yurt içinde cari işlemler dengesi açıklandı. Buna göre Türkiye Mart ayında 4,48 milyar dolar cari açık verdi. Böylece yılın ilk çeyreğinde cari açık 23,6 milyar dolar olarak gerçekleşti. Cari dengede arka arkaya verilen açık ise 17 aya yükselmiş oldu.

Önceki gün kritik öneme sahip olduğunu düşündüğümüz 4500 puanın altında kapanış yapan BIST 100 endeksi dün ise cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turda sonuçlanabileceğine yönelik beklentilerin fiyatlanması ile %8’e yakın değer kazandı. Teknik açıdan endeksin 4500 puanın üzerinde kaldıkça 4700 puana kadar anlamlı bir direnç ile karşı karşıya olmadığına sıklıkla vurgu yapıyorduk. Bu seviyenin aşılması ve kazanılan momentumla birlikte yukarıda sırasıyla 4900, 5000 ve 5090 puan seviyelerini takip edeceğiz.
Öte yandan hafta başında BIST 100 endeksinde 50 günlük hareketli ortalamasının üzerinde seyreden hisse oranının %8 gibi oldukça düşük bir seviyede bulunduğuna dikkat çekmiş ve bu durumun seçim belirsizliğinin geride kalması durumunda kuvvetli bir tepki potansiyeline işaret ettiğini belirtmiştik. Son olarak Şubat başında bu seviyelere inilmesinin ardından endekste bir ay içinde 4500’den 5500’e doğru kuvvetli bir tepki yaşanmıştı.
Kaynak: ÜNLÜ & Co
Bu içerik bilgilendirme amaçlı olup yatırım tavsiyesi içermez. Yatırımcılar, kayıp risklerini göze alıp kendi sorumluluklarında hareket etmelidir. Herhangi bir yatırım yapmadan önce geniş kapsamlı araştırma yapmanızı tavsiye ederiz.